• Ağustos 3, 2021

THOMAS HARDY

Byadmin

Oca 28, 2021


((2 Haziran 1840 –11 Ocak 1928), İngiliz şair ve yazar.

Thomas Hardy 1840’ta bir dülgerin oğlu olarak dünyaya geldi. İlk sanat duygularını babasının çalıştığı yapılar karşısındaki gözlemleriyle geliştirmiştir. Londra ‘da mimarlık eğitimi almıştır. Mezuniyetinin ardından yazarlık hayatına atıldı. Önceleri roman yazdı, daha sonra romanı bırakarak şiir alanında çeşitli eserler verdi. Kır ve köy romanları yazarak, İngiliz romancıları arasında bu çığırın en önemli yazarı sayıldı. Kır manzaralarının tasvirinde, yerli hayatı aksettirmek ve köylülerin ruh hallerini incelemekte üstün bir başarı gösterdi.
Romanları 19. yüzyıl İngiliz romancılığının gerçekçiliğin zirvesine ulaştığı çağın öncüleri olma vasfını taşır. Romanlarındaki kahramanları tamamı ile gerçekçi bir görüşle ve abartı olmaksızın anlatır. Yapıtlarının önemli bir bölümü İngiltere’nin güneybatısındaki Wessex bölgesinde geçer. 1878-1895 arası, yazarın en başarılı dönemi olarak görülmektedir. Ömrünün son 30 yılını sadece şiir yazarak geçirmiştir.
17 kere (1910 – 1927) Nobel Edebiyat ödülüne aday gösterildi.

Mehmet Bardakçı
*
*
KARANLIKTAKİ ARDIÇ KUŞU
Küçük bir koruluğun kapısına yaslandım
Kırağı hayal gibi gri olduğu zaman
Ve terkedilmiş bırakmışken kışın süprüntüleri
Günün gözünü zayıflamakta olan. Göğe çizgi çizdiler karmakarışık sarmaşık sapları
Kırık lîrlerin telleri gibi,
Ve etrafta sık sık gözüken bütün insan cinsi
Sığınmıştı ev halkının yaktığı ateşlere. Karanın keskin hatları
Yana yatmıştı bu yüzyılın cesetleri gibi.
Onun yeraltı türbesi bulutlu çadırla kaplı,
Rüzgâr onun ölüm-mateminin figanı
Tohumun ve doğumun eski zamanlardan kalma nabzı
Büzülmüştü kuru ve sıkı,
Ve her birisi ruhların yeryüzününün üzerinde duran
Gözüktü benim kadar hevessiz. Birden bir ses yükseldi aralarından
Baş üstündeki iç karartıcı dalların
Bütün kalbini veren bir akşam şarkısında
Sınırsız sevincin;
Yaşlanmış bir ardıç kuşu, narin, cılız, ve ufacıktı,
Fırtınanın-buruşturmuş olduğu tüylerinde,
Böylece ruhunu fırlatıp atmayı seçmişti
Üstüne gittikçe büyümekte olan hüzünün. O kadar az neden vardı ki sevinç şarkıları için
Böyle kendinden geçirici sesin
Yazılmış olan üstüne dünyaya ait şeylerin
Uzakta ve yakındaki,
Düşünebildim orada titredi içinden
Onun mutlu iyi-geceler havasının
Bir takım Tanrıdan yollanan Ümit, onun bildiği
Ve benim farkında olmadığım.

Çeviri: Vehbi Taşar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir